top of page

Sevginin Anlamı

  • Yazarın fotoğrafı: pınar şimşek
    pınar şimşek
  • 19 May
  • 2 dakikada okunur

Herkes için bakım verenle başlayan bir yolculuk bu… Henüz bilincimizin gelişmediği, ne olduğu hakkında fikrimizin neredeyse bulunmadığı dünya ile ilk münasebetimizde, sevgi ve diğer tüm duygular benliğimizde hissedilmeye başlar. Elbette yoğun gereksinim duyduğumu iki duygu mevcuttur ilk başlarda. Biri sevgi diğeri güven…

Bir başka başlığın konusunun da güven olması kendiliğinden beliriverdi, sevgiden bahsedince. Burayı daha sonraya bırakarak, sevginin anlamına yoğunlaşmak istiyorum.

İlkel bir benliğe sahip olarak henüz söylemin gelişmediği, uzuvlarımızı kullanabilme sanatının keşfedilmediği, küçücük bedenimize sıkışmışken, bakım veren (ki bu kişiyi daha çok anne olarak isimlendiriyoruz.) yanı başımızda bulunuverir. Karnımızı doyurmakla, bedenimizi sıcak tutmakla ve kişisel bakımımızla ilgilenmektedir. Tüm bunları yaparken yüzünde bir tebessüm algılarsak, bizden daha keyiflisi yoktur. Sevginin sıcaklığı işte tam böyle kalbimize sızar.

Dünya bakım verenin ekseninde dönmektedir. Bize baktığı, bizimle ilgilendiği, ihtiyaçlarımızı karşıladığı her an dünyanın güvenli bir yer olduğuna dair algımızı güçlendirecek bir kanal bulmuşuzdur. Karnımızı doyurmak için yasladığı memenin keşfi, onu tutan dudaklarımızın, ilk erojen bölgemiz olduğunu anlamamızı sağlar. Doyum müthiştir, dünya; güvenli, sıcak, sevgi dolu ve şefkatlidir. M. Klein’ın da söylediği gibi o bir İYİ MEME’dir.

Fakat ne zaman ki arzunun doyurulması gerektiğini hissettiğimiz bir anda memenin kontrolünün bizde olmadığı görürsek, o an dehşet kapımızı çalar. Her istediğimizde alamadığımız, ihtiyaçlarımızı ertelemek zorunda olduğumuzu fark ettiğimiz, bizimle ilgilenilmeyen o an, artık o meme, KÖTÜ MEME’dir.

Arzunun doyum nesnesi olarak bu denli büyük anlamlara sahip meme bir anda iyi olurken, bir anda kötü oluvermektedir. Bakım verenin ilgisini alamadığımız, doyum sağlayamadığımız bu yerde sevgi eksiktir, dünya güvensiz bir yerdir. Fakat bize doğru yönelen ve bizi doyuran bakım veren, bir anda ilgi gösteren, sevgi akıtan haliyle dünya güvenli bir yerdir.

Benlik gelişimimiz için, doyumun ertelenebilmesi kazanımı gerekmektedir. İyi meme ve kötü memenin aynı meme olduğu kavranmadıkça, duygulanım iki uçlu olarak deneyimlenecektir. Bu ilerleyen zamanlarda bu dönemi başarıyla atlatamayan kişilerde, bölme savunma mekanizması kullanılarak bu döneme dair kaygıların telafi edilmesi şeklinde sürdürülür.

Bölme savunma mekanizmasını kullanan kişi, kendisine değer verdiğini düşünen bir partnerinin ya da arkadaşının, kendisini değersiz hissettirecek bir eylemi karşısında dağılır, daha öncesinde güzel ve iyi olarak algılanan her şey bir torbaya konur. O kötüdür, güvensiz ve kendisi için tehlikelidir. Tam tersi şekilde, kendisine iyi davranmadığını düşünen biri için, olumlu bir tutum karşısında tüm kötücül düşüncelerin savrulduğu bir yere de konumlanabilir. Bu kişinin, iyisiyle kötüsüyle dediğimiz yere varabilmesi bir hayli güçtür.

Erken dönem yaşantılarında ihtiyaçların aşırı karşılanması ya da karşılanmaması, benlik gelişiminde sevgi ve güven kazanımı için önemli bir role sahiptir.

Bakım verenden aldığımız sevgi, ilgi; şefkat, güven duyguları, sağlıklı bir ruhsal gelişime olanak sağlar. Kendimizi ve dünyayı nasıl algılayacağımıza dair fikrimiz sevgiyi tatma şeklimizle belirir.

Bugün, ilgi, sevgi ve güven ihtiyacı yaşıyorsak, temelinin nasıl geliştiğine elbette bakmalı, ancak daha önemlisi başarıyla tamamlayamadığımız bir evrenin yenilenen tekrarı olarak günlük yaşantımızda nerelerde deneyimlendiğini, bu döngünün çözümsüzlüğüne dair inancımızın bizi yoldan saptıracak hangi hamlelerle kuşattığını farketmemiz gerekir.

 
 
 

Yorumlar


© 2026 by Pinar Simsek

bottom of page